6 Nisan 2016 Çarşamba

MELEĞİN DÜŞÜŞÜ / SUSAN EE - İNCELEME



Merhaba :) ,

Ne zamandır büyük hevesle beklediğim baharın gelişiyle çoğunuz gibi ben de neşe ve enerji doldum ve bu enerjiyle işten gelir gelmez oturup yeni bitirdiğim Meleğin Düşüşü hakkındaki yorumlarımı paylaşmak istedim. Hazırsanız başlıyoruz:

ADI: Meleğin Düşüşü
YAZAR : Susan Ee
SAYFA SAYISI: 310
YAYINEVİ: DEX
BASIM YILI: 2015
ETİKET FİYATI : 20-tl
ÇEVİRİ: Barış Emre Alkım

Üç kitaplık bir seri halinde yayınlanan bu fantastik romanın ilk kitabı olan Meleği Düşüşü aslına bakarsanız bir yandan da tam bir distopya örneği. Çünkü; hikayemiz henüz bilmediğimiz bir nedenle meleklerin dünyayı istila edip ne var ne yoksa ortadan kaldırdığı, mevcut tüm düzenin yerle bir olduğu bir kaos durumunda başlıyor. Öyle ki; yönetim yok, elektrik yok, Silikon Vadisi yok... Özetle bugün alıştığımız hayatın parçası olan ne varsa yok olmuş durumda.
Bütün bu boşluk ve karmaşa sonrasında da bir sürü küçük, büyük çete ortaya çıkmış ve yağma hali hakim olmuş tabii kaçınılmaz olarak.

Hikayemizin esas kızı Penryn de işte bu kaos Amerika'sında hayatta kalmaya çalışıyor. Üstelik onun işi çok daha zor; çünkü bir yandan kendisinin diğer yandan da ileri derecede psikolojik sorunları olan annesi ve yaşamını tekerlekli sandalyede sürdüren kız kardeşinin güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Penryn evin reisi rolünü üstlenmek zorunda çünkü babaları onları uzun zaman önce terk etmiş.

Biz kitap boyunca olan biteni Penryn'in ağzından dinliyoruz ve Penryn bize artık güvenli olmadığını düşündükleri evlerinden kaçmaya çalışırken bir melek kavgasının orta yerine düştükleri geceden itibaren başlayarak anlatmaya başladığında maceraya dahil oluyoruz.

Kitabımızın melek yakışıklısı ise tanırının baş meleklerinden Raphael ya da Penryn'e kendini tanıttığı isimle Raffe. Tahmin edebileceğiniz gibi Penryn ile yolları hikayenin başındaki melekler arası hesaplaşma gecesinde kesişiyor ve yine adet olduğu üzere aralarındaki ilişki hiç de öyle bal kaymak tadında başlamıyor. :)

En son yan yana gelmesi gereken iki varlık olsalar da bundan sonra bir arada hareket etmek zorundalar çünkü o gece ikisi de kendileri için hayati olan bir şeyler kaybettiler ve aynı hırsızın peşindeler.


YORUMUM:

Öncelikle bence bu seriye fantastik aksiyon demek daha doğru olur; çünkü aksiyonsuz geçen bir sayfa neredeyse yok. Ciddi anlamda ne kaçması bitiyor, ne kovalaması... Bu sayede de en fazla 2 günde soluksuz okunacak bir kitap okumuş oluyorsunuz. Yazar Susan Ee'yi tebrik etmek lazım kurguda ve yaratıcılıkta döktürmüş.
Bir diğer beğendiğim özellik ise Penryn'in okuyunca göreceğiniz bazı nedenlerden dolayı küçük yaşlardan itibaren farklı dövüş sanatları konusunda ciddi bir eğitimden geçmiş olması o nedenle bütün bu maceranın içinde hikayenin başından itibaren hiç ama hiç eğreti durmuyor.
Ayrıca kitap genç yetişkin kategorisinde yer almasına, kahramanımız da lise çağında olmasına rağmen bence bu tarzdan hoşlanan yetişkinler gayet severek okuyabilirler çünkü her şeyin darmaduman olduğu bir atmosferde tabii ki ortada ne bir lise kalmış, ne de lise muhabbeti. Hatta sanırım Penryn'in herhangi bir arkadaşı bile kalmamış. Zira tek bir insan evladı yok 310 sayfa boyunca adını anıp da yad ettiği. :) Dolayısıyla eğer; son dönemde yazılan fantastik serileri merak ediyor; fakat lise muhabbeti çekemiyorum diyorsanız düşünmeden alabilirsiniz.

KİMLERE ÖNERİRİM:
  • Fantastikle aksiyonun atbaşı gittiği soluksuz bir kitap arayanlara
  • Romantizm şöyle bir essin geçsin, fakat lütfen fazlası olmasın diyenlere
  • Güçlü bir kadın karakter; özgün fikirler ve sağlam bir kurgu arayanlara

PUANIM:
Ben kitaplara puan verirken kendi türü ve hitap ettiği kitle ekseninde değerlendirmeye çalışıyorum elimden geldiğince. Bu nedenle Meleğin Düşüşü hakkında düşüncelerim gayet olumlu olacak, 5 üzerinden 4 veriyorum.  Aslında 5 bile verebilirdim; fakat Dex o kadar kötü kalitede bir kağıt kullanmış ki anlatamam... Üstelik fiyat politikası da kullanılan kağıdın karşılığında oldukça acımasız kalmış. Bir iki yerde de yazım hataları mevcuttu. Tüm bu nedenlerden dolayı 1 puan kırdım ve 4 verdim.
Bu arada çeviride oldukça temiz bir iş çıkaran Barış Emre Alkım'a da teşekkür ederim. Kitap boyunca beni rahatsız eden herhangi bir nokta olmadı. Ellerine sağlık.



Son olarak; yazının başında da belirttiğim gibi bu 3 kitaplık bir seri.
  1. Meleğin Düşüşü
  2. Kıyamet Sonrası
  3. Günlerin Sonu
Üçü de aynı yayınevi tarafından basılıp tamamlandı.Serinin diğer iki kitabı kitaplığımda, okunacaklar arasında bekliyor. Bitirdikçe onların da yorumlarını paylaşacağım. 


Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim, yorum soru veya eleştirileriniz beni her zaman mutlu eder. Şimdilik benden bu kadar, görüşmek üzere. :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder